Herkes İçin Gelişim Psikolojisi
Küçücük başarılar onu çok mutlu ediyor. Kağıda bir harf çizmiş “oley” diye bağırıyor, ben de yeni bir şey icat etti sanıyorum, bakıyorum bir harf. İşte sorun burada başlıyor, ben kendimce bakıyorum, o ise kendince yaşıyor bildiğini ya da bilmeye çalıştığını. Karar veriyorum sonunda olayları onun dünyasından değerlendirmeye, onun gibi hissedip onun gibi düşünmeye yani empati kurmaya. Dünya kocaman, bir sürü anlamadığım şey var, beynimde sorular yığını oluşuyor, bunları öğrenmek için iki yolum var: Ya bir bilene soracağım veya yaşantı geçirecek yani deneme-yanılmayla anlamaya çalışacağım. Bir sabah kahvaltıdayız. Annemle babam çay içiyorlar, sonra ben de istiyorum ve bir bardak çay dolduruyor annem. Onlar şeker atıp karıştırıyorlar, ben de atıyorum, amanın! Dikkatimi bir şey çekiyor. O kadar şeker bir anda yok oluyor. Bu müthiş bir şey, sanki sihir gibi. Sonra ben kaptırmışım kendimi beş ve altıncı kaşık şekerleri atıyorum. Karıştırıyorum. Sonra kayboluyor şeker. Bu nasıl olur bir türlü anlamıyorum. Yedinci kaşığı atarken annemin ve babamın çileden çıkmış halleriyle kendime geliyorum. Annem yeter diye bağırıyor “bu kaşık sesinden beynim zonkluyor yeter!!” daha ben ne olduğunu anlayamadan babam sözü devralıyor “babanın parası biter çocuğum ne yapıyorsun?!!” Ben ne alemdeyim onlar ne alemde olmaz diyorum kendi kendime bu sorunu çözeceğim ve niye böyle olduğunu anlayacağım siz ne derseniz deyin. Şurada ciddi bir şeyle uğraşıyoruz ama bırakmıyorsunuz. Çözüm denemelerine devam… Sonra dikiş makinesinin içinde bir makara buldum, bu nedir diye incelerken birden ipi çektim, çektikçe geliyor, çok hoş ve harika bir şey. Çekiyorum ve açılıyor, sonu yok gibi. Birden aklıma ucunu bir yere bağlamak geldi, sandalyenin ayağına bağladım; oradan bilgisayara, oradan masaya sonra sehpalar, vitrin, kanepe hala bitmiyor, geliyor da geliyor, kim gönderiyor bu kadar ipi diyorum kendi kendime, bu kadar uzun bir ip küçük bir makaraya nasıl sığar diyorum, anlamıyorum, sonra mutfak ardından diğer odalara gidiyorum ve ip bitiyor. Bu arada yakalandık. Annem söylenmeye başlıyor: “ben bu evi nasıl topluyorum da sen ardımdan dağıtıyorsun da, langur lungur tarhana bulgur” sıralıyor hiç umurumda değil diyorum kendime. Bu olayı anlamalıyım, sonra makarayı sarmaya devam, tekrar başa dönüyorum. Amanın! kocaman ip avucumun içine sığıyor nasıl olur bu? Anlamıyorum işte sonra tekrar aynı oyuna devam! Çözene kadar devam hem de… Öyle kaptırmışım ki kaç defa olduğunu bile bilmiyorum yalnız annem cinnet geçiriyor ben de olayı abarttığıma inanıyorum. Akşam babam geldi ve müthiş bir sürpriz yaptı; yemekten sonra sinemaya gideceğiz! Oleyy! diye bağırıyorum. Dur çocuğum ne oluyor filan diyor ama beni kimse tutamaz bu güzel haberi kutlamam lazım. Sonra sinemadayız. Film harika “Vizontele tuba”. Çok hoşuma gidiyor, tabi çoğu şeyi sizin gibi anlayamıyorum ama olsun insanlar gülüyor bende merak ediyorum bunlar neye gülüyorlar, sonra bende gülüyorum işte…tubaya gülüyorum çok komik bir kız ama salondakiler Deli Emin mi nedir adamın ismi ona bakıp kahkahayı basıyorlar ama niye gülüyorlar bilemiyorum, orada bir an dikkat kesiliyorum. Adamla kız karşılıklı oturuyorlar ve bakışıyorlar çok duygusal ve utangaç bir tablo gibi. Adam utandığından herhalde bir şeyler söylüyor: ‘Ceviz getirem yersin?’ bu söz hoşuma gidiyor ve niçin öyle söylediğini anlamıyorum. İçimden tekrar ediyorum. Film bitiyor. Sonra eve gidiyoruz babam eve giderken soruyor: Nasıldı film hoşuna gitti mi? Ben de evet diyorum. Sonra birden o ilginç söz aklıma geliyor ve birden ağzımdan çıkıyor: ‘Ceviz getirem yersin?’ annemle babam yolun ortasında kahkahayı basıyorlar. İnsanlar dönüp bize bakıyorlar. Bu onların hoşuna gittiğine göre tekrarlamamın bir sakıncasının olmadığını düşünüyorum. Tekrarlıyorum… Her tekrarda onların ilgisi önce artıyor. Tabi ne demek olduğunu bilmediğim bir sözü anlamak için çabalıyorum bir yandan da. Durum o aşamaya geliyor ki artık yeter bıktık diyorlar ama ben yine hızımı alamamışım kimi görsem ‘ceviz getirem yersin?’ sözünü tekrarlıyorum. Herkese gına geliyor… Sonra empati bitiyor değerli okuyucu. Kendime geliyorum. Baba oluyorum. O’na haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Biraz kendime kızıyorum. Ama bu daha önceki bir durum için çünkü şu anda onun yaşadıklarını hissettiğimden artık öyle düşünmüyorum. Sevgili okurlar yukarıdaki örnekler bilişsel gelişimin bir parçasıdır diyor ünlü gelişim kuramcısı Jean Piaget. Hayata yeni başlamış ve öğrenmeye açık olan çocukların normal gelişim seyri olduğunu belirtiyor. Piaget yukarıdaki örnekler için ‘devresel(döngüsel) tepki’ kavramını kullanıyor. İşlem öncesi dönemde (2-7 yaş) çocukların belirli bir davranışı tekrar tekrar çevredeki insanları çileden çıkarana kadar yaptıklarını ve çevre ilgisinin artmasıyla davranışın sıklığının arttığını ve de tüm bunların bilişsel gelişim için şart olduğunu dile getiriyor. Bugün bu tür davranışları birçok ebeveyn yaramazlık olarak değerlendiriyor. İsteniyor ki çocuk hiçbir şekilde hareketli ve çeşitli değişik davranışlarda bulunmasın. Otur dediğinde otursun kalk dediğinde kalksın. Ama aynı zamanda çocuğu çok şey bilsin, başkalarından daha yüksek notlar alması için zeki olsun. Gelelim saygı değer öğretmenlerimize… ‘Öğretmen’ diyorum çünkü öğretmensiniz her ne kadar atamanız yapılmamış olsa da… KPSS engeli ise önünüzde duran bir gerçek… İşte bu gerçeği aşmanıza yardımcı olması için hazırladığım bu çalışmayı istifadenize sunuyorum… İÇİNDEKİLER BÖLÜM I BÖLÜM II BÖLÜM III BÖLÜM IV BÖLÜM V BÖLÜM VI BÖLÜM VIII KPSS ve STS Sınavında Çıkmış Sorular ve Çözümleri
ÇOCUĞUN PENCERESİNDEN DÜNYA
“Çocuk sahibi olmak,
sonsuza kadar kalbinizi bedeninizin dışında tutmaktır.”
Elizabeth Stone
Karşımda 5 yaşında bir çocuk, dakikada 7-8 soru sorup hemen cevaplamamı istiyor, birinin cevabını verir vermez diğer soruları tak tak sıralıyor. Her şeyi soruyor. Masumane soruların içinde gerginlik hissetmeye başlıyorum. Yanlış bir cevap vererek, yanlış bir şey öğrenmesine sebep olursam...? Kendimce açıklıyorum cevapları…
Ebeveynler unutmasın ki her şeyin nasıl ki bir bedeli var, çocuk sahibi olmanın da bedeli vardır. Bu bedeli nasıl ödediğimiz çocuklarımıza nasıl bir gelecek hazırladığımızın da göstergesidir. Çocuklarınıza karşı bakış açınızı gözden geçireceğiniz, onlarla ilgili bilmediklerinizi belki de öğreneceğiniz ve onları tanımanıza yardımcı bir çalışma olarak sunuyorum. Yarınlarda anlayan, anlatabilen ebeveynler ve çocuklar dileğiyle… 
1- Psikoloji ve Alt Dalları, Gelişim Psikolojisinde
Araştırma Yöntemleri 11
2- Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları 18
1- Gelişimi Etkileyen Faktörler 25
2- Gelişimin İlkeleri 30
1- Havighurst Gelişim Görevleri 37
2- Fiziksel Gelişim 45
1- Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı 56
2- Bruner’in Bilişsel Gelişim Kuramı 83
3- Vygotsky’nin Bilişsel Gelişime İlişkin Görüşleri 85
1- Dil Gelişimi 89
1- Kişilik Gelişimi 97
2- Freud’un Kişilik Gelişimi Kuramları
ve Savunma Mekanizmaları 98
3- Erikson’un Kişilik Gelişim Kuramı 112
4- Jung ve Adler’in Görüşleri 124
BÖLÜM VII
1- Ahlak Gelişimi 127
2- Piaget’nin Ahlak Gelişim Kuramı 127
3- Kohlberg’in Ahlak Gelişim Kuramı 130
4- Gilligan’ın Ahlak Gelişimiyle ilgili Görüşleri 139
1- Benlik Gelişimi 143
2- Bireysel Farklılıklar 149
ile Konu Testleri 161
Ürün Özellikleri
Ürün Ayrıntıları
Sinavlara Hazirlik Kitaplari Online Alisveris Magazasi: 9 / 10 -138 oy
